Bir Argonotun Öyküleri

BİR ARGONOTUN ÖYKÜLERİ  Benden çalışmak için izin aldığın anda canım seni okşamak,
elimi, parmaklarımı, tenimi  teninde gezdirmek istedi canım. Hem de ne
çok anlatamam. Yazma dedin bana ama dayanamadım… Seni o güzelim
vücudunla çırılçıplak yatağa uzanmış düşledim bir an. Aslında birden bire
oldu, ben de anlayamadım. O kadar çekici göründün ki birden gözlerime,
dayanamadım, uzanı verdim yanına.

ayakların tam gözlerimin önünde o en çekici, en azdırıcı haliyle
duruyordu. Evet ben, başım ayaklarına gelecek biçimde uzanmıştım…

önce doyasıya izledim onları… Ne kadar çekiciler… Ne güzeller…
Seviyorum onları, ve seni… Bütün parçalarını ayrı ayrı seviyorum
aslında… Yüzünü, gözlerini, gülen dudaklarını, ellerini, kollarını, göğsünü
ve küçücük memelerini…

Sonra göbeğini, kalçalarını… bembeyaz poponu… ve bacaklarını..
onların birleştiği yerdeki o muhteşem yeri…

Ve işte ayakların… tam gözümün önünde öylece duruyorlar… bir ateş
basıyor içimi, kalbimin ritmi bozuluyor ve yerinden çıkacakmış gibi
atmaya başladı şimdi. Ellerim titriyor biliyor musun. Sana dokunmaya
korkuyorum. Yine de korkumu, heyecanımı yenip dokunmak istiyorum sana.

Elim kendiliğinden kalçana uzanıyor. Allahım ne güzel bir duygu bu. Ne
hoş bir ten… Önce parmaklarımı, sonra bütün avcumu dokunduruyorum
kalçana. Yavaşça kayıyor elim bacağında… Tam bir sanat eseri, insan
dokunmaya kıyamıyor… Bacağının yanını okşarken buluyorum elimi… Hafifçe
kımıldıyor bacağın, sanırım o da istiyor sevmemi. Ama bu kımıldayış
ayaklarını da hareket ettiriyor ve yeniden farkediyorum onları. Ne kadar
güzeller.

Biri şimdi daha da yaklaşmış tam dudaklarımın ucunda duruyor.  Hayır
hayır gittikçe yaklaşıyor… O mu dudaklarıma yaklaşıyor yoksa dudaklarım
mı ayaklarına anlayamıyorum… önemi de yok zaten… Sonunda dudaklarım
ayağının üstüyle buluşuyor. Burnum tam parmaklarının üstüne geliyor.
Derin bir nefes çekiyorum içime. Ayağının müthiş aromalı kokusuyla
dolduruyorum ciğerlerimi. Vücudumda inanılmaz değişiklikler oluyor. Sonra bir
kez daha öpüyorum ayağını ve elim bacaklarından ayağına doğru ilerliyor
yavaşça..

Önce okşuyor ellerim ayaklarını. Seni bana getiren bu küçücük, el kadar
canımın içi ayaklar mı yoksa… Ne kadar sevimli ve ne kadar
çekiciler… Ayak parmaklarını avcumun içinde ovuyorum biraz. Sonra yavaşça
öpüyorum parmaklarını bir aradayken… Ve önce başparmağını alıyorum ağzımın
içine… Emiyorum onu, yavaşça kaydırıyorum dudaklarımın arasından bir
ileri, bir geri, bir içeri, bir dışarı… İnanılmaz bir duygu bu.
Kalbim atmıyor artık çırpınıyor… parmağın kıvrılıyor ağzımın içinde ve
tutunuyor dişlerime, dışarı çıkmak istemiyor anlaşılan. Dudaklarım daha
bir istekle kavrıyor onu. Daha bir çekiyor içine, daha bir güçlü emiyor
şimdi… diğer parmakların dokunuyor yanağıma. Onlar da çok çekiciler.
adeta bizi de em diye yalvarıyorlar… Yada dudaklarım onları da çok
fazla emmek istediği için bana öyle geliyor…

Bütün itirazına karşın çıkarıyorum başparmağını yavaşça ağzımdan ve
hemen ikinci parmağını emmeye başlıyorum… Hmmmmm bu ne kadar da ince
diğerine göre… Bunun tadı daha başka. Ağzımın içinde sıcacık oluyor o
da, sonra üçünçüsü… muhteşem… sonra dört… bu biraz daha küçük
diğerlerinden… ve işte şimdi beşincisi… ne kadar da küçük ve sevimli…
boyuna göre çok alımlı duruyor. Tadı da olağanüstü bir hoşluk taşıyor.
Her birini sarhoş edercesine, her birinden sarhoş olurcasına emiyorum
onları birer birer…. Sonra hepsini birlikte alıyorum ağzımın o sıcak
derinliklerine. Dudaklarım kavrıyor hepsini ve dilim birer birer
dolanıyor her birinin arasında, çevresinde… yumuşacık oluyor ayakların
ağzımın içinde…

hmmmmmmmmmm kalbim iyice çırpınmaya başladı… Bunun nedeni yalnızca
ayakların olamaz. Bir sıcaklık hissediyorum kasıklarımda… Birbirinden
narın beş güzel parmak dolaşıyor erkekliğimin çevresinde… Ne hoş bir
konuk bu… Halinden memnun görünüyor. Ama evsahibi daha bir memnun oldu
onun gelişiyle…  Bütün ihtişamıyla ayakta karşıladı onu… Sarılınca
bu el ona, dünyalar onun oldu…

Dudaklarım bir güzel yolculuğa başladı ki ayaklarında anlatamam… önce
üstünde kaydı ayaklırının ve bileğine kadar geldi. öptü bütün ayağını
en kuytu hücrelerine kadar… ne hoş bilek bunlar böyle… Bir ayağa bu
kadar mı yakışır bir bilek…

Öpmek gerek onları en yumaşak haliyle dudakların… Öpüyorum onları,
öperek çevresinde dolanıyor dudaklarım… Bir şey daha yukarılara çekiyor
dudaklarımı… bileğinin iç kısmından yavaşça yukarılara doğru kayıyor
dudaklarım. Teninde ayarken kendinden geçiyor dudaklarım. Daha çok
hissedebilmek için baldırını daha bir bastırıyorlar kendilerini… ve
dizinin tam arkasında hissediyorsun dudaklarımı, dilimi…

Ellerin daha sıkı kavrıyorlar şimdi erkekliğimi… Daha güçlü sıkıyor
onu… Şimdi en ucundaki o yumuşacık yere ulaştı elin ve iyice ovuyor
onu… Konuğundan memnun erkekliğim daha bir heybetli olmuş şimdi…
iyice kasılmış ama bir o kadar da sarhoş olmuş… Bu kasılma iyice yukarı
çekmiş yumurtalarımı… Elin ara ara onları da içine alıyor ve yeniden
kendine geliyor yumurtalarım…

İyice iki büklüm oluyor gövdem ve böylece tam kasıklarına kadar çıkıyor
dudaklarım. Önce dilimi gezdiriyorum yavaşça bacaklarının içinde.
Bacaklarının gövdenle birleştiği yere çıkıyor dilim yavaşça. İşte tam o
birleştiği çizgide dolaşıyor tahrik edici bir aşkla… dilimin,
dudaklarımın sıcaklığını ve nefesimin çıldırtan davetini hissediyor dişiliğin.
Kalçanı hafifçe oynatınca sen, dilimin tam ucuna geliyor dişiliğin…

Derin bir nefes çekiyorum içime… Ne çıldırtan bir koku bu… Ne kadar
baştan çıkarıcı… Dişiliğinin en vahşi hormonları buradan salıvermiş
kendini… önce dış dudaklarında geziniyorum dilim ve dudaklarımla…
Burnumun ucu değiyor o dudaklar arasında kalmış en hassas yerine. İçin
bir hoş oluyor… Dahasını istiyor biliyorum ama hiç acele etmiyorum…
Bacağını dizinden büküyorsun ve daha bir açılıyor dişiliğin önümde…
Artık öpülecek, emilecek daha çok yer var dudaklarıma… dudakları
hafifçe aralanıyor böylece ve dilim artık dudaklarının içinde gezinmeye
başlıyor… Uzun zamandır düşlediğin bir an sanki bu an. Kıvranmaya başlıyor
bütün vücudun, dilim o en hassas noktanın çevresinde daireler
çizerken… elimle iyiece aralıyorum iç dudaklarını dişiliğinin ve birden
belirginleşiyor ucu klitorisinin. Dayanamıyor dudaklarım ve bir öpücük
konduruyor önce. Sonra iki dudağımın arasına alıp emiyorum onu, dudaklarımla
ovuyorum iyice. Kasıklarından itibaren dayanılmaz bir duygu yaşıyor
bütün bedenin. Bunu erkekliğimi koparırcasına sıkan ellerin anlatıyor
bana. Öyle bir çekiyor ki ellerin onu sana iki büklüm bedenim düzleşiyor
birden.

Erkekliğim şimdi daha yakın sana. Bacağını kaldırıp üstüme atıyorsun.
Bu hareket seni bütün bedeninle üstüme çıkarıyor. Sırtüstü dönmüş
oluyorum farkına bile varmadan. Başım bacaklarının arasında kalıyor,
dudaklarım dişiliğinde… ellerim kalçanı kavrıyor… Ne güzel bir sıcaklık var
erkekliğimin çevresinde… Sıcacık ve ıslak bir yerde buluyor kendini
erkeliğim. Ağzın sanırım… Sömürürcesine emiyor onu dudakların. Ne
muhteşem bir zaman bu…

Kasıklarını iyice bastarıyorsun başıma, çıldırmış gibi dişiliğin…
Akan benim ağzımın suyu mu yoksa dişiliğinden gelen o muhteşem sıvı mı
bilemiyorum… Karışmışlar birbirlerine. Yavaşça dönüyorsun üstümde,
dudakların kasıklarımdan göbeğime kayarken memelerinin uçlarını hissediyorum
bedenimde… onları emmek istiyorum şimdi… sen iyice dönüp
dudaklarını dudaklarımla birleştiriyorsun. Sonra elin yavaşça arkaya gidip
erkekliğimi tekrar kavrıyor. Bu kez dişiliğinin o muhteşem çizgisine kadar
yaklaştarıyor onu. Ben daha ne olduğunu anlayamadan içinde buluyorum
kendimi…. Allahım bundan daha güzel bir an olabilir mi?

Önce göğsümün uçlarını emiyorsun birer birer. Sonra ellerini omzuma
bastırıp yavaşça kaldırıyorsun gövdeni. Böylece daha derinliklerine doru
gidiyor erkekliğim. Kalçan yavaş yavaş kıvranıyor üstümde. giderek
ateşleniyor bu sevişme.

Yavaşça olduğum yerde oturuyorum… Kasıklarımın arasında kalıyor
kalçan. Ben bir tür bağdaş kuruyorum, senin popon bacaklarımın arasında ve
benim erkekliğim senin dişiliğinin içinde kalıyor. İyice sarılıyorsun
bana, memelerin göğsüme yapışıyor iyice. Ne kadar güzeller, ne tadar
diri…

Klitorisin erkekliğimin üstündeki yere sürtünüyor böylece… Çifte
zevki tadıyor dişiliğin… Üçüncü bir yer arıyor bedenin biliyorum. Bir
kolum belinden sarmışken seni, diğeri memini tutup dudaklanıma
yaklaştırıyor. doyasıya emiyorum uçlarını… Sen çılgınlar gibi kıvranırken
kucağımda ben mutluluktan kendimden geçiyorum zevkin o en yüce
doruklarında….

Seninle sevişmek güzel, seni  sevmek güzel, seninle tadına varmak
bitişikliğin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir