ŞIMARIK OLGUN GÜZEL.

Babam şımarıklığımın cezasını günün birinde çekeceğimi söylerdi. Ama yine de beni şımartmaktan geri kalmazdı. Zengin bir ailenin tek güzel kızı olarak büyüdüm. Çocukken ne istedim ise alındı ne istedim ise yapıldı. Yirmi yaşında benden 15 yaş büyük kocam ile evlendirildiğimde de bir şey değişmedi. Aileler dosttu, onlar da zengindi ve ben şehrin en güzel kızlarından biriydim. Tüm hayatım aynı şekilde geçti denebilir. Hiç para sıkıntısı çekmeden ve düşüncesizce para harcayarak.

Evliliğimde hep süren giden küçük kavgalar ailemden kalan malları Milano da yaptırdığım özel mücevherlere ve kıyafetlere yatırdığımı duyan kocam ile büyük bir kavgaya neden olmuştu. Hem de kızımın düğünü öncesinde. Düğün günü binlerce liralık kıyafetim ve takılarımla gelinden daha çok dikkat çekmiştim. Kocamın zoruyla gittiğim psikologlar da benzer şeyler söylemişti aslında. Doktorun söyledikleri daha karmaşıktı ama en doğrusu kocamın söylediğiydi belki “ baban da ben de çok şımartacağımıza dövmeliydik seni” Yaşım ilerledikçe lüks tutkum ve çevremdekilere üstünlük sağlamaya merakım iyice saplantıya dönüştü. Kocam, doktorum ve kızım bile beni dizginleyemiyordu. Allahtan güzelliğini benden alan kızım da zengin bir adam bulmuştu ve onun şirketinde kocasının uydurduğu bir müdürlük yapıyordu. Böylece paramı istediğim gibi harcıyordum.

49 yaşımda dul kaldığımda ise sadece bir iki ay sürdü normal insanlar gibi yaşamım. Sonra çocukluk arkadaşımın estetik yaptırdığını öğrendim. İki gece kıskançlıktan uyuyamadım üçüncü gece ABD’deki en pahalı klinikte idim. Aynı yere her sene uğrayıp bir yerimi düzelttirdim mutlaka.

Yan villaya taşınanlara hoşgeldinize gittikten bir hafta sonra evdeki tüm eşyaları kapıya koydum ve özel yapım mobilyalarıma 250.000 TL saydım. Bu hayat çocukluğumda ve evliliğimdekinden pek farklı değil idi aslında. Ama farkı dört sene sonra anladım. İstinyepark Armani de kasaya gelip kredi kartımı uzattığımda ” kartınız iptal olmuş” dedi tezgahtar parçası. Haftalardır beklediğim etek ve ayakkabı elimde kızımı aradım. Bir saat sonra gelip ödemeyi yaptı.

Eve giderken bankayı aradı. Sonra da kavga patladı. Hesaplardaki para suyunu çekmiş yaklaşık iki kartta 150.000 TL borç birikmişti. Akşama kızım aradı, parayı kocasının kapayacağını yıllardır gitmediğimiz yazlığı satıp ona borcumuzu ödeyebileceğimizi söyledi. Yazlık 450.000’ e gitti. Kalan 300 ise bana ancak 5 ay dayandı. Neredeyse küs olduğum kızımı ikna edip kocasından para almasını sağlamam bir ay sürdü. Bir ay sonunda kızım kredi kartlarımı iptal edip elime beş bin limitli bir ek kart verdi. Fabrikadan gelen kira artı beşbin. Evin tüm masraflarını ve hizmetçinin parasını kızım ödemesine rağmen aylık neredeyse 25.000 gelir ile sadece üç ay sonra kapıma dayanan avukat ile uyandım. Komşuda görüp ben de almazsam çıldıracağım 60.000 TL lik saati, kocamı tanıdığı için veren saatçi avukatı ile dayanmıştı kapıya. Kızımı aradım son çare olarak. “yeter artık” diye kapattı suratıma telefonu.

Kalan onbin TL borcu iki güne getireceğim diye ikna edip soluğu damadın ofisinde aldım. Tabii ki saat kolumda, vücut hatlarımı gösteren özel dizayn kıyafetlerim ve yeni yaptırdığım göğüs estetiğine dikkat çeken pırlanta kolyem ile. Sekreteri “misafirleri var, uzun kalacaksanız bekleyin, yoksa girebileceğinizi söyledi” dedi. Dünkü çocuk mu bekletecek beni kapıda.

İçeri dalıp derdimi sessizce anlatıp çıkmam iki dakika. İstediğim sadece 10.000 TL. Tamam hallederim dedi suratını asarak. Kızım duymasın diye rica ettim ama iyice surat asarak misafirleri ile sohbete döndü. Sinirle eve geldim. Bok vardı erken yaşta ölecek diye kocama söylendim. Bir kadeh şarap içip ağlayarak uyuyakalmışım. Damadın telefonu ile uyandım, “evde isen parayı bırakayım geçerken.”

Damada ettiğim bedduaları unutup hizmetçiye seslendim kahve yapsın diye. Yarım saat sonra damat geldi. Hizmetçi kahveleri sunduktan sonra çekilmesi için bekledi. Sonra cebinden bir zarf çıkarttı ve masanın üstüne koydu.

“ İçinde 5.000 var. Ara adamı bugün alıp gelsin. Bir daha da kızından da benden de para isteme.”

Bana kimse küstahlık yapamaz. Zarfı itekledim ona doğru “Sana dünyalar güzeli bir kız verdim benle terbiyeli konuş” Sustu sessizce kahvesini içti. Dize gelmişti, 35 yaşında bir velet mi bana akıl öğretecek.

“ Aslında dedi sevgili kayınvalideciğim. Güzel kızın sana para yetiştirmek için kendi mücevherlerinden satıyor. Arada benim hesaplarımdan para tırtıklıyor. Yani istesem onu da beş kuruş ödemeden kapının önüne koyarım ve ikiniz de bu evde senin İtalyan elbiselerin ve mobilyalarını yersiniz. O yüzden 55’inde 15 lik şımarık kız gibi davranacağına beni dinleyeceksin”

Ağzımı açar gibi olunca “ kapa çeneni ” dedi. “ Tek şansın kızını sevmem, onun da tek şansızlığı senin gibi bir anası olması, şimdi yarın sabah kalan beşbini de almak mı istersin yoksa saate sonrasında bu lükse veda mı edersin”

Hizmetçi tekrar gelince sustu. Karmakarışıktı ruh halim. Hizmetçinin arkasından baktı. “ Bunun da parasını ben ödüyorum biliyorsun, iki gün sonra o da giderse aç kalırsın” Hayatım boyunca bir kahvaltı sofrası bile hazırlamamıştım, haklıydı. Tüm ömrüm boyunca duymadığım bir korku olan fakirlik düşüncesi ile panik içindeydim. Anlamsızca ayağa fırladım.

Oturduğu yerden konuşmaya devam etti “ Bugün odamdaki adamları gördün mü?” Hiç dikkatimi bile çekmemişti. “Daha yaşlı olan bankacı ile bir iş yapmak üzereyim. Bu gece için Çırağan’a iki kız göndereceğim ama o telefonda seni sordu”

Kan yürüdü beynime.“ Ne diyorsun sen şerefsiz, ananı mı satacaksın” Bağırmama rağmen sakince ayağa kalktı. Sehpanın üzerindeki zarfı aldı ceketine koydu. “ Beş yıldır dulsun, kırk beşinde bir adam ile yemek ve sonrasında her ne bok ise. Yarın sabaha sen bir saat ben de bir ihale kazanmış olacağım. Ha hayır dersen benim için bir şey değişmez ama sen altı aya kalmaz fabrika kirasını da çar çur eder, sokağa düşersin”

“ Çek git evimden” diye bağırdım. Hizmetçi koşarak içeri daldı “ Hanıma double viski ver biraz düşünmesi lazım” diyerek çıkıp gitti. Acımasız olduğu anlatılırdı çalışanlarına karşı bu yüzünü ilk kez görmüştüm. Hayatımda yaşadığım ilk sıkıntının şoku ile ellerim titreyerek ilk kadehi içtim. İkinciyi ise odamda ağlayarak. Bankaları aradım, gerçekten beş kuruş kalmamıştı. Fabrikanın üç aylık kirasına ise daha iki ay. Üçüncü kadehi içerken kolumdan çıkarmadığım saate bakarak, onu alırken aklımda kalan pırlanta taşlı saati düşündüm. Bir haftadır her gün gidip bakıyordum vitrine. Hizmetçi akşam banyomu hazırladı bu arada, tam sakinlemiş kuvete gömülürken telefon çaldı, damat, açmadım. İki dakika sonra bir mesaj “Eve geldim, garajdayım,eve çıkayım mı arayacak mısın beni?” Ellerim titreyerek aradım.

“ Sakın kızıma bir şey deme. İnsan zannederdim seni şerefsiz herif” diye bağırdım. “ Sus lan şımarık karı, yüzbinlerimi yedin. Şimdi biraz çalışacan hem kendi hem kızının hayatını kurtaracan. Ha bir de üste para kazanacan. Bu paraya assolist gönderirdim lan ben otele.” Kendi kendine kahkaha attı. Adama bir kadeh içir, iki kırıştır, o kadar estetik bir işe yarasın”

“ Orospu çocuğusun” dememe sadece güldü. “ Annem iyi bir kadındı biliyorsun, iki saat sonra şöförümü gönderiyorum seni Çırağan’a bırakacak. Aile yemeği dedim ona. Beş altı yıl uzun süre sen de zevk almaya çalış ” Yine küfür etmek için ağzımı açtığımda telefon kapandı.

Sinirden titreyen vücudum kuvet içinde kaskatı kesilmişti. Kocamın son yılları da dahil yedi yıldır erkeksiz olduğum şimdi aklıma geliyordu. Zaten hiç irileşmemiş minyon, güzel vücudumdan alınan yağlar, dikleştirdiğim göğüsler ve güzellik kampları seks için değildi ki. Hep birilerinden duymuştum veya çevremde moda olduğu içindi. Beni mutlu eden, kocamla sevişmelerimizden çok ertesi gün bana alacakları için onu ikna etmemdi. Senden çocuk istiyorum dediğimde bir araba, ağzıma ilk aldığımda kolye, yıllarca yalvartıp daracık arkama aldığımda ise yazlığı kapmıştım. O yaz boyunca her fırsatta arkadan yapmıştı. Yıllardır pazar günleri hizmetçi yokken kendimi okşadığım bu kuvet içinde iki deliğim de sızlıyordu şimdi. Benim rüyalarımda erkekler değil lüks eşyalar olmuştu hep. Menopoza girmek üzereydim ve yedi yıldır erkek görmemiş ıslanmış kadınlığım parmaklarımı içine çekiyordu.

Dördüncü kadehte beynim uyuşmuştu ve ayna karşısında idim. Hayatımda ilk defa çalışacaktım ve iyi kazanacaktım. Paris’ten gelen iç çamaşırlarımın üstüne bugün damada giderken giydiğim elbise, beni nasıl beğendi ise öyle görsün tekrar dedim kendi kendime. Tekrar damat aradı. “ Yasemin sofra hazırlıyor. Anlatayım mı bugünü” ” Uzatma şerefsiz gönder şöförünü”

Gelen Mercedes’in arka koltuğuna karacabey escort oturduğumda şöförü üzerime sıktığım bir şişe parfüm ve visk**en rahatsız olup camını araladı. Yirmi dakika sonra Çırağan’ın lobisinde idim. Etraftaki yaşlı erkeklere bakıp tanımaya çalışıyordum. Damada mesaj attım. “Nasıl tanıyacağım bu herifi?” İki dakika sonra cevap geldi. “ Herif dediğin iyi kazanan bir genel müdür yardımcısı, senin zengin dul bir tanıdık olduğunu ve bana pahalıya patladığını söyledim”

Biraz sonra bilmediğim bir numara aradı. Açtım. Kibar bir ses. Lobiye indiğini ancak arkamda oturanların çalışanları olduğunu görünce geri döndüğünü söyledi. Odasına gelmemi rica ederken kırmızı mı beyaz şarap mı diye ekledi.

Sanki bir orospuyum ve görükle escort koca lobide herkes bana bakıyormuş gibi gelerek asansörlere yürüdüm. Asansör kapısı kapandığında derin derin nefes alarak sırtımı duvara dayadım. Kata geldiğimde çoktan vazgeçmiştim. Kapıdan dışarı çıkmayıp geri dönmeye düşünürken bir el kapıyı tuttu.

“ Mine Hanım” Kırkbeşinde göstermeyen temiz yüzlü şık bir erkek. “ Evet” dedim. “ Sizi bekliyordum” Uzattığı eli tuttum. Koridorda odasına kadar yürüdük. Kapıyı açıp bana yol verdi. Boğaz manzaralı geniş bir süit geniş oturma bölümünde kovada bir beyaz şarap. “ Size bir kadeh koyayım ben işten yeni geldim ve izninizle bir duş almam lazım” Doldurduğu kadehi uzatırken beni baştan aşağı süzdü. O banyoya doğru giderken damattan gelen bir mesaj daha ” kaynanam olman dışında tüm hikayeni anlattım, sana nazik davranmasını rica ettim”

Pezevenk diye söylendim. eskort bursa Ne yapılır ki böyle anlarda diye bilmeden salakça aynı yerde dikildim. Zaten viskiler çarpmıştı yeterince, bir dikişte şarabı da bitirip ikinci kadehi doldurdum. İçerden bana da “bir kadeh getirir misin” diye seslendiğinde daldığım Boğaz manzarasından uyandım. Elimde iki kadeh odaya girdiğimde bornozu üzerinde yatakta oturuyordu. Demek böyle olacaktı bakire evlendiğim kocamdan sonra 53’ümde bir orospu olarak adını bilmediğim birisine sikilecektim.

Tereddüdümü anlamıştı. “ Burak bana her şeyi anlattı. Lütfen rahat olun. Bugün odaya girdiğinizde o kadar güçlü bir havanız vardı ki aklım sizde kaldı. Sadece şansımı denemek istemiştim, şans yüzüme güldü”

Hala ona bakıyordum. “ Güzel olgun kadınlar çıldırtıyor beni” konuşarak yanıma kadar geldi. “ Ama siz şimdiye kadar gördüğüm en güzel kadınlardansınız” Kıpırdayamıyordum. Boyu benden yirmi santim uzun geniş gövdeli bir adam. Hafif göğüs dekolteli diz üstü tek parça elbisemin sırtındaki fermuarı çekti. Önümde durarak iki eli iki yana doğru omuzlarımı elbiseden kurtardı. Omuzlarındaki elleri göğüslerime inerken sütyenimi çıkarmamasını istedim.

Sanki çıplak kalmamak beni koruyacakmış gibi. Ayaklarıma doğru elbisemin düşmesi ile elleri kalçalarımı kavradı ve dudakları boynumdan dudaklarıma ulaştı. Sanki hiç öpüşmemiş gibi ağzım kapalı olmasına rağmen dili dudaklarımın üzerinde gezindi. Çıplak vücuduna giydiği bornozdan çıkan siki göbeğime doğru batıyordu. Sanki tecavüze uğruyor gibi tepkisiz kalınca durdu. “ En son ne zaman seviştin?” Utandım. Ona bakmadan. ” Yedi belki de sekiz yıl “ dedim. Kalçalarımdaki elleri ile ellerimi tuttu. ” Şimdi tüm ışıklar kapıyorum sen de yatağa uzan ve gözlerini kapat. Dediğini yaptı sadece banyonun kapısının altından sızan bir ışık ile yatağa uzandım. Ayak ucumdan gelen sesi sayesinde üzerime uzanan karaltısını fark ettim. “ Kapalı mı gözlerin?” “ Evet” Üzerimdeydi ama ağırlığını vermemişti. Yumuşak dudakları göğüslerimde idi. Askılarını kurtardığı sutyenden çıkan, geçen sene estetik geçirmiş sipsivri göğüs uçlarım ilk defa yalanıyordu. Onun vücuduma değen yerlerinden çırılçıplak olduğu belli idi. Siki bacaklarıma çarpıyor taşlaşmış olarak bana sürtünüyordu. Alkol, dakikalardır yalanan göğüslerim ve kalçalarımı sıkan elleri nerde kiminle olduğumu unutturmaya başlamıştı.

Göğüslerime övgüler düzerek üzerimden doğruldu bacaklarımı hafif kırıp araladı. Bir eli ile külodumu aralayıp sikinin başını sürttü. Sıkı sıkı kapadım gözlerimi. Fazla ıslanmamıştım, korku ve girecek sikin büyüklüğünü bilmeyerek kastım kendimi. Bacak aramdaki acıyı beklerken hafif bir ürperme ile gıdıklandım. Amımın çevresinde bir tur atan dudakları yukardan aşağı öperek indi. Su içen küçük bir kedi gibi amıma küçük vuruşlar ile giren bir dile dayanamayıp ilk inilti çıktı ağzımdan.

Bacaklarımı iyice açıp amımı tamamen hapsetti ağzına. İçimde gezen dili çıkartıp arada bızırımın üstüne bastırıyor boştaki eli göğüslerimi sıkıyordu. Derinlerden gelen bir ıslaklık amımı kaplarken inlemelerim sıklaşmıştı. Göğüslerimdeki eli şimdi alt dudağımı okşuyor az evvel açmadığım ağzımda bir parmağı geziyordu. Ağzımda ıslanan parmağı, dili hala bızırımda iken yavaşça içime kaydı. Şimdi yabancı bir parmak ve dil amımı keşfediyordu. Kocam beni yalarken boşaltmayı sever akan sularıma aldırış etmeden yalamayı sürdürürdü.

“ Sırılsıklam ve çok lezzetlisin” diyerek amımdan ayrıldı üzerime doğru ağırlığını verirken dudakları alt dudağımı yakaladı. Bacaklarımı biraz araladım. Sikinin başı ile dili aynı anda içime girdi. Bekledi. Sert ve sıcak bir sikle yıllar sonra buluşan amım özlemle açılmıştı. Ensemden tutup dudaklarımı ısırarak sikini biraz daha kökledi. Dudaklarımdan ayrılmadan girip çıkmaya başladı. Sanki bir bakireyi siker gibi davranması ile yıllardır sik görmemiş amım küçük bir sızı ile içindeki siki sarmaladı.

Nefes alabilmek için dudaklarımı kurtardım. Bu sefer tamamen vücudumuz birbirine yapıştı. Boynumu emiyor ve belini oynatarak içimdeki siki gezdiriyordu. Bir iki dakika böyle sikildim. Göğüs aramda başlayan terlemenin orgazm başlangıcı olduğunu biliyordum. “ Üste çıkmanı istiyorum” dediğinde “ çok yakınım devam et” diye fısıldadım sadece. Bunu duyması daha da hırslandırdı. İnanılmaz bir hızla içime giriyor taşakları çarptığında benim de içimde bir yerler yerinden oynuyordu. Kesinlikle kocamınkinden uzun bir sikti içimdeki. Bacaklarım iyice kıvrılmış her defasında dibini buluyordu.

Göğüslerimden ateş aşağılara indi ve her zamanki gibi öne doğru eğilerek, kesik kesik nefes vererek boşaldım. Dudaklarıma yapışarak sikini içimde hareketsiz tuttu. Ben sakinleşince aynı hıza dönerek sikmeye devam etti. Amımdan çıkan seslere onun hırıltıları karışıyordu. Bacaklarımı omzuna alıp yaptığı son girişte içimdeki demir sertliğindeki sikin kasılmalarını ve taşaklarından amımın derinliklerine giden spermlerini hissediyordum.

Siki içimde yavaş yavaş boşalmaya devam ediyordu. Arada içimden çıkıyor amımın çevresine spermlerini bırakıyor ve tekrar içime giriyordu.Sertliği geçene kadar konuşmadan içimde kaldı. Sadece göğüslerimi emip mırıldanıyordu. Öperek kalktı sana bornoz getireyim diyerek banyoya yöneldi. Elimi bacak arama attığımda bir avuç sperm geldi avucuma.

Çarşafı üzerime çektim utangaç kızlar gibi. Getirdiği bornoza sarılarak banyoya girdim.

Genel içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir